Skip to content

Tünel patlatmalarında son kesme uygulamaları ve faydaları

Yeraltı madenciliğinin en önem­li basamaklarından olan tünel patlatmaları ancak iyi yapılmış bir planlama ve deneyimli personel ile birlikte uygun sonuçlar verebilmekte­dir. Başarılı bir patlatma ilk kesme ve son kesme uygulamaların uygulanması ve bunun neticesinde belirlenen kesit alanındaki ilerleme olarak belirlenebi­lir.

Son Kesme uygulamaları patlatma sonucu oluşan kayacın kendini kendi­ne taşıtma prensibi açısından etkili bir yöntem olduğundan; kullanılan patlayıcı madde özellikleri ve delik geometrisinin özenli bir çalışma sonucu oluşturulması­nı şart koşmaktadır. Bilindiği üzere tünel patlatmalarının tamamı Kapsüle Duyarlı Patlayıcı Madde kullanılarak şarj edil­mektedir. Yüksek bir kırma enerjisine ve detanasyon hızına sahip bu patlayıcı­lar 1 kg/m3 bir şarj alanında 1,5 metre civarı tahrip alanı oluşturabilmektedir ki bu da gereğinden fazla şarj edilen tavan ve yan duvarlarda istenmeyen açılmalar oluşmasına sebebiyet vermektedir.

1 numaralı kısım patlayıcı şarj edilmiş delik 2 numaralı Kısım ise patlatma sırasında toz ha­line gelmiş bölgeyi göstermektedir. 3 numaralı kısım ise patlatma sırasında 1,5 metreye kadar açılan radyal çatlakları göstermektedir Özellikle faylanma ve kırıklı aynalarda bu çatlaklar Daha da genişleyerek istenmeyen açılmalar oluşması­na sebebiyet vermektedir.

Kaya mekaniği tünel madenciliğinde çok hassas bir konudur. Özellikle patlatmalardan sonra zeminin taşıma değerleri belirlenerek iler­de yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek hedef alınmıştır. Topuk geometrisini bozmayacak açılmalar sağlanmalı ve ilerlemeler bu doğrultu­da devam etmelidir. Başarılı bir son kesme uy­gulaması ile açılan tüneller zeminin bu özelliğini bozmayacak ve özellikle Del-Pat diye tabir edilen tahkimatsız ilerlemelerde büyük kolaylık sağlaya­caktır.

Son kesme uygulamasının iyi yapılmadığı patlatmalarda büyük miktarda maliyetle karşılaş­makta sürpriz olmayacaktır. İstenmeyen açılma­lar bugün değeri 150$/m3 olan hazır beton uy­gulaması yapılmasını zorunlu kılacak, belirlenen kesitin dışına çıkılması da tünelin betonlanması esnasında yüksek miktarda beton harcanmasına neden olacaktır.

Şekil l’de 5*5 mt’lik bir aynanın patlatma sonrası kesit alanı görünmektedir. Kırmızı çizgi ile gösterilen yerin üst tarafı bir önceki patlatmadan kaynaklanan açılmayı göstermektedir. 3 met­re delinen aynada karşılaşılan bu açılma kesitin 5.3*6 mt olarak açıldığını ölçüm sonuçlarına göre göstermektedir. Patlatma sonucu oluşan malze­me üzerinden bir hesap yapacak olursak;

V=5*5*3=75 m3 malzeme çıkması beklen­mektedir. İstenmeyen açılma sonrası

V=5,3*6*3=95.4 m3 malzeme alınmıştır.

Aradaki fark yaklaşık 20 m3 civarı oluşmakta bu da tünel çalışmaları bittikten sonra uygulanan betonlamada bu bölge için 20 m3 lük bir beton kullanılması anlamına gelecektir. Ayrıca hafriyat beklenenden fazla çıkacak zaman ve iş gücü kay­bı oluşacaktır.

Özellikle patlatmalar dan sonra zeminin taşıma değerleri belirlenerek ilerde yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek hedef alınmıştır. Topuk geometrisini bozmayacak açılmalar sağlanmalı ve ilerlemeler bu doğrultuda devam etmelidir.

Yer altı tünel patlatmalarında aşırı açılmayı önlemek için;

  1. Çevre deliklerinde delik aralıklarının azal­tılması,
  2. Çevre deliklerinde şarj miktarlarının azaltılması
  3. İnfilaklı fitilin (80 gr/ mt’lik) doğrudan uygulanma­sı,
  4. Çevre deliklerinin daha küçük çaptaki kapsüle duyarlı patlayıcılarla şarj edilmesi,
  5. Çevre deliklerinin bir dolu bir boş şarj edilmesi,

gibi bazı özel uygulamalar bulunmaktadır.

80 gr’lık infilaklı fitil özel­likle içerisinde barındırdığı kapsüle duyarlı patlayıcılara göre daha düşük olan patlayıcı içeriği ve yüksek yanma hızı ile tavan aynalarındaki açılmala­rı minimize ettiği uygulamalar sonucu görünmektedir.

Uygulaması gayet basit ve pratik olan bu yöntem sayesin­de patlayıcı yoğunluğunda da önemli miktarda azalma sağla­nacak ve zemine uygun olarak hazırlanan bu patlayıcılar ile tahribat kontrol altında tutula­bilecektir.

Yine son kesme uygulamalarında, is­tenmeyen açılmaları engellemesi için uygu­lanan bir diğer yöntem ise ; Üretim delikle­rinin aksine son kesme uygulamalarındaki deliğe yerleştirilen patlayıcı çapının delik çapından küçük seçilerek patlayıcı etrafında bir hava boşluğu oluşturulması yöntemidir. Bu hava boşluğu, deliğin hemen etrafında­ki kayaçların kırılmasını sağlayan ilk patla­ma enerjisini tutar ve başlangıçta yüksek miktardaki basınç etkisini düşürür. Burada dikkat edilmesi gereken çalışılan kayaç for­masyonudur. Granit ve andezit türü sert kayaçlarda yanlış uygulama bu sefer de ke­sitin düzgün açılmamasına ve kavlak oluşmasına sebebiyet verecektir.

Sonuç olarak son kesme uygulamaları tünel madenciliğin ve tünellerdeki ilerlemenin kalite­sini gösteren ve çalışma performansı arttırarak maliyetleri azaltan bir yöntemdir. Doğru patlayıcı seçimi ve uygun delik geometrisi ile uygulanması sonucunda da zemin yapısını bozmayarak güven­liği arttıracağı bilinen bir gerçektir.

Savaş KARADEMIR

Maden Müh. Pazarlama ve Satış Sorumlusu

savas@nitromakdnx.com

E.Onur DEMİRBAŞ

Maden Müh.  Patlatma Hizmetleri Sorumlusu

onurdemirbas@nitromakdnx.com

Bu yazı NİTROMAK-DNX Sektörel Dergisinin Sayı:18/Nisan 2009 yazısından alınmıştır.
Teşekkür ederiz.

Sitemizde belirtilen resimler, ürünler, markalar, patentler söz konusu firmaya aittir. Bilgi, deneyim aktarımı için, yararlı bir rehber olması amacıyla sunulmaktadır.

Yazı içeriği yazarların sorumluluğu altındadır ve sonuçları konusunda sorumluluk üstlenmemekteyiz. Bilgilerinize sunarız.

Join the Forum discussion on this post

Join the Forum discussion on this post

İlgili diğer yazılar

Yorumlar

Yorum yok

Alıntı yapanlar

Alıntı yapan olmadı.

Yorum ekle

Zorunlu

Zorunlu

İsteğe bağlı

%d blogcu bunu beğendi: